Saturday, October 14, 2006

Hani Hiç Yaşanmamış Olan,(Sana Dair)

Şimdi anlatacağım hikaye hiç yaşanmadı ve yaşanmak için başlanmadı. Kucaklar kol kola, yollar yan yana bir yaşamdı. Yani kaybetmemek için hiç başlanmadı.
Hani çekim alanı vardırya insanın. Nedensiz, sebepsiz yere ayrılamadığımız kapı önleri vardır. (Kapı tokmaklarını çalmaya korktuğumuz kapılar)
Hani hiç söylemediğin sözler vardır,?
Hani hiç tutmadığın eller,?
Düşündüğün, acaba sıcakmı avuç içleri diye merak ettiğin.

En çok güldüğün, güldürdüğün ve sebepsiz küskünlükler yaşadığın. Gözlerinde nefreti gördüğün, sevgiyi gördüğün ama reddettiğin.
Bu nasıl tanımlanabilir;
Hani boğazına düğümlenir, hani yutkunursunda geçmez. Öyle büyüktürki. Ne yutabilirsin, ne çıkartabilirsin. Bağırsan belki düşecek. Yaşamadığını yaşamak için kaçtığın koca bir düğümdür bazen eller. Eller yürürken ellerine sallana sallana çarpar sanki hiç tutmadıklarını tutmak için sarfedilmiş bir hızla ve korkar hızla geri çeker el kendini. Gözler bazan dalar sen kahkahalara boğulduğunda.

Gözler hiç görmediğini görmüşçesine kocaman açarak bakar sana. Yanaklar kızarır, kahkaha boğazdaki düğüme katılır ve büyür.
Aşklar yaşanır aynı çevrede. Aşklar ki doyumsuzdurlar her zaman. O eller başka saçları okşar, bu dudaklar başla dudaklarla birleşir. Anlamazsın olan biteni. Uzaklaşırsın, uzaklaşırsın. Gözler uzağa düşer. Sözler de duyulmaz artık. Bir merhabanın üstünü kimse istemez.
Geri dönmemek için çıktığın evden yaralı bir halde geri dönersin. İlk gördüğün o ışık onun gözleridir. Hani öyle renklidir ki güneşi yanında hissedersin.
Ve hatırlarsın hala yutamadığın bir düğüm vardır boğazında.

07,10,06
23;35

"Yaşam kadar gerçek
Yaşamak gibi sahte
Öyle çok şey var ki
Yaralayan insanı
Bir yürek çarpıntısı
Onu her gördüğünde
Öyle çok şey var ki bak
Sana dair

Yanlış aşklar yaşadık
Yanlış köprülerde
Yanlış gemiler yakıp
Aldırmadan
İki damla su çaldık
Zamanın pençesinden
Aldırmadan, aldırmadan

Mucize gerek bize
Gidecek bir başka düş
Bir düş ki korkmamış
Zamanın karşısında
Ve bir çağ gerek bize
Ve bir çağ bundan özgür

Öyle çok şey var ki bak
Sana dair

Sonra kuşlar gitti
Anladım dünya yorgun
Sen yorgun, tortusu kalmış
Eski bir korkunun
Görmedik, duymadık
Demedik bunlar kötü
Biz var mıydık?
Aşk var mıydı?

Bu ne senden ilk kaçışım
Ne de ilk düşüşün yüreğime
Ne bu senden son geçişim
Ne de son küsüşüm kaderime
"

-Kumdan Kaleler / Sana Dair-

6 comments:

sait said...

ne yapacağını bilememek.

görünce onu karşıdan gelirken
ya da kalabalığın içinde saçından
kokusundan
adımlarından tanımak onu
yaklaşamamak
uzaklaşamamak

sevince onu bırakıp gitse bile
yada yanında olmasa bile
gözleri ile
sesi ile hatırlamak onu
unutamamak
hatırlayamamak

dokununca yüreğine en derinden
yada titretince yolda yürürken
kitap okurken
film izlerken
ne yapacağını bilememek
ne yapacağını bilememek

Ebda said...

sait ne guzel yazmıssın,
ilginctirki uzun zamandır ilk kez boyle bir yorum yapıyorsun şaşırdım,?
iyisin değilmi,?

sait said...

iyiyim iyi :)

yaşam belirtileri bunlar... kuyudan çıkıyorum yavaş yavaş, ip uzatan biri var artık ve yeniden hatırladığım garip durumlar, "güvenmek" diye bir his varmış mesela.

sırtını duvara vermek gibi bir şey. yıkılacağından kormadan, yıkılsa bile ikimizin de darmadağın olacağını bilerek yaşamak.

özlemişim. nefes almayı, gözlerimi açmayı...

iyiyim, iyi :)

Ebda said...

Ne mutlu sana,

Ben nefessizim su sıralar,,,

n0 nAmE said...

iyi ki Sevmisim... iyi ki …


Simdi ne demeli ki bu durumda? Kaç kere asik olup terkedildim ki sanki? Kendimi teselli etmek için mi birseyler demeliyim acaba? Sadece kuru bir “özledim” kelimesi siyriliyor beynimde dönen o kadar düsüncenin arasindan. Gerçekten de çok özlemisim seni. Gariptir, rüyalarimda hala beraberiz. Sanki birseylerin acisini çikariyorum orada, yasanmamisliklar mesela. En acisi da ne biliyor musun? Orada da terk ediyorsun beni hep. Her gece ama her gece. Tükenmeli miyim sürekli? Mutlu olmak istiyorum artik. Mutlu olacagim evet, ister seninle ister sensiz. Sen yokken bile bunu basarabilirim. Sen gitsen de suretin kalmadi mi bende, tamam iste o bile yeter bana. Ben zaten hiçbir zaman senden fazla bir sey istememistim ki. Sadece mutluluk, sadece.

Sana bir kere daha hayran kaldim biliyor musun? Sensizlik bile güzelmis meger. Yasatan sensin ya en sonunda, içinde yine sen varsin. Olgunlasiyorum mesela, sürekli düsünüyorum. Seni, yasananlari, yasanamayanlari, sebepleri ve sonuçlari. Dervis gibi oldum buralarda. Hayat hirsi kattin bana. Kolay degil, bu hirsi hayatin ta kendisinden beklerken senden almak acitiyor bir yanimi. Herseyi daha net görebiliyorum sayende. Yo, sitem degil bu kizma sakin bana. Yaptigim herseyin nedeninde ve sonucunda seni buluyorum hep, tek sebebi bu. Siir yazamadigimi bilirsin, ya simdi hayati misra misra görüyorum desem güler misin bana? Belki de sana veremediklerimi hayatin tam göbegine firlatiyorum.

Hayir, süslü cümlelere gerek yok. Çok aci çekiyorum ve bu acilarla mutluyum. Ben elimden geleni yaptim nasil olsa seni tekrar kazanmak adina. Olmadi, olamazdi da. Olamayacagi için mutluyum zaten, ama bana o yasattirdigin güzellikler yok mu, ah! Iste onlar asil bir daha hiç olmayacak ya, o yakiyor içimi. Her sarkida onlari tekrar tekrar yasamak ne aci. Anliyorsun beni degil mi? Nasil anlamazsin ki, bu kadar duyarsiz olamazsin. Ayni seyleri sen de hissetmedin mi, inkar edebilir misin? Sanmam.

Sana bir sir vereyim mi? Kimseye asik olamiyorum, onlara bakinca seni görüyorum, senin ilgini bekliyorum. Daha baslamadan biten iliskiler sardi vücudumu. Ne o, ben genç degil miyim, sevgilim olmayacak mi? Olmuyor! Ne zamana kadar böyle gidecegim bilmiyorum, sensizligin toplami iki sene oldu ama benden çikanlar bir ömrü geçti. Alti senede neler yasamisiz, hani biraz da çocukluk vardi da çok mu etkilendik? Bilmiyorum, basim çatliyor yine. Gördün mü ayni seyleri düsünmeye basladim. Hergün bunlari düsünüyorum, farkli bir sonuca ulasacakmisim gibi!

Içimde bir ud sesinin huzurunu biraktin, seni yasamak ve sevmenin mutlulugunu yasadim. Bu bile yeter. Hem herseyin sonu yok mu, hayatin bile. Varsin sensizlik de asklarimin sonu olsun. Tesekkürler. Bana helal edecek hakkin olmadigini söylesen bile tesekkürler. Senin bende hakkin çok, helal olsun.

Birgün, yillar öncesine döndügümüzde; olur ya, bir ah çekip gözümüze iki damla yas yerlesip durdugunda sakin üzülme bitti diye. Hayatinin “iyi ki” lerinin arasina koy beni, bütün “keske” ler bende... Hep...

Ebda said...

cok merak ediyorum kimsin sen?