Wednesday, September 13, 2006

Ar gelir Osman agama ar gelir Safiyeme karyola dar gelir

Selamlar Dostlar.
İnşallah iyisiniz. Ben ger ger gerilmiş durumdayım. (Bunun bir hareketi var ama siz göremiyorsunuz.)
Annemi çok özledim. Demin konuştuk babam hastaneden çıkartmaya gidiyormuş.Eve gelecek artık annecim en kısa vakittede bir omurilik profösörüne götürecem annemi fizik tedaviye sonuç vermeyen üç tane fıtık için ameliyattan başka çare yok demişlerdi belki de başka bir yolu vardır. 31 Ağustos sabahı hastaneye yatırdım annemi ve calısmaya geldım. O gun bu gun evin sorumlulugu bizim ustumuzde.

Annemsiz hersey yarım yamalak. Ben çok yoruluyorum. İlk kez pilav yaptım cumartesı gunu. Ellerime sağlık, afiyetle yedi babam ve zehra. Bende yedim. Ve anladımki ben pirinci cidden hic sevmiyorum prinçleri ayıklarken yıkarken bile bunu hissettim. Aç kalmamak için azda olsa yedim işte. Hem ilk yaptıgım pilav olduğu içinde yedim. Emel olmasa açlıktan ölürüz herhalde. Yemek yapıp getirdi bize. E ben nereye yeteyim, evin ütüsü, temizligi, toplanması, çamaşırı, bulaşığı bitmiyorki. Zaten çalışıyorum. Sıkıldım. Anladımki bana göre şeyler değil bunlar. Ya iş yapmakdan kaçıyorum demiyorum elbet yaparım ama bir evde butun ısler bır kısının sorumluluğu olmaz. Eğer öyleyse abicim ben baştan yan çizdim oynamıyorum. Ekimde kurs başlayacak ohh kurtuluyorum eve erken gitmekten. Bu ne abicim ya alışmamışım ben boyle. Bu kurs bitsin italyanca öğrenmek istiyordum ya ona başlayacam.

Hem zaten ben dün yarı profosyenel bir fotograf makınesı aldım. Yazmak dısında yenı bır hobım daha olacak. Zaten hobımdı cok severdım resım cekmeyı, artık daha profesyonel olacak işte. Bak makinanın ozellıklerını söliyeyim. Canon PowerShot S2 IS marka ve modelı budur. (Tıkla ustune ozellıklerı acılacaktır.) Gönlümde yatan aslan s3 olsada (oda sadece sıyah oldugu ıcın bununla aralarında 6.0 pıksel bırde 2.0" ekran farkı var o kadar.) ben s2 ve yanın 1 gb hafıza kartını volkanın kartına %8 indirim + 8 taksıt ımkanıyla aldım. Çok sevınclıyım. Bugun kargocularda kaldı gozum ama hala ups gelmedi. Yarınamı kaldı benım makina bilmemki. Tühh tühhh tühhh vahh vahhh vahhh. Bir vakıt ınsanbula gidip ders alıp guzel cekımler yapıp gelmekde ıstıyorum. Bakalım neler olacak. E habersız bırakmam sızı bende. 2, 3 yıl sonrada kendımce ufak bır resım sergısı olusturmak ıstıyorum. Genelde kapıları cok severım, kapı tokmaklarına bayılırım, birde portre resımler. Bunlar uzerınde yogunlaşıcam muhtemelen. Cunku kapılar hep ılgımı cektı. Yaşamayı nefes almayı özlemişim. Öyle bir kıvama geldimki, nefessiz kalmamı sağlayan herşeyden uzaklaşıyorum. Bu insanı uçsuz bir yanlızlığa götürsede bu durumdan memnunum. Çünkü herkez hakettiğini yaşıyor değil mi,? Demet Abla ;)

Öğlen yemeğinden dönerken babam elime mektubumu tutusturdu. Açtım baktım bir kurbaga optum prens oldu(gercegi bir sen bil birde ben) Bende ona Kurbağa prens dedim. Zaten ben bir premsesim. Premses,,,!(Cadı teyze premses ol çabuk dediğin günleri hatırlatırım;)) Çok özledim seni çok. Neden seni severim bilirsin demi bak herkezin önünde de yazayım. Beni çok önemseyen nadir insanlardan birisin, delinin tekisin, akıllısın, gülüyorsun, laflarıyla insanları vurmazsın ve kimseyi ele vermessin. Çünkü dostsun. Bir kan bağımız yok evet ama seni önemsemem için bunada gerek yok zaten. Kırmızı saçları şimdilerde sararmış tombul yanakları göşmüş, görmüş dostun, kardeşinden sevgi ve saygılarla. Yaşasın Kurbağa Prens. (Ben ona Fidel Derim Elalminda da.) Zaten şu hayatta Elalmindanın nasıl bir yer olduğunu bir tek o bilir. Çünkü o çizdi buranın haritasını. O gönderdiğin bom boş beyaz yaprak tan sonra dedim ki kendi kendime bu haritayi imha etmeliyim. Yaktım ellerini affet beni. Kimse bilsin istemedim. ama ben biliyorum senin parmaklarının uçları gösterdi bana bilmediğim yerleri. O yüzden bir sen bildin Elalmindayı bir de ben. Zaten bu yazdığımdan kimse bir şey anlamazki bir sen bir de benden başka. İnsanın kendi dili olması ne de hoş... Bak neleri çıkardım çekmecelerden ;)

-----

Yol

güneşin doğmasına az kalmıştı,
saate baktı,
bir de dışarı..
beklemekten yorgundu,
beklemeye alışmıştı ama;
sevmediği halde.

komidinin üstüne koyduğu kitaba uzandı,
bi kaç satır daha okumak için,
aldığı gibi bıraktı sonra kitabı yerine,
gözeri şişmişti, okuyamayacaktı,
çünkü çok ağlamıştı gece..
ağlatmışlardı onu!

son 1 haftadır,
güneşi ıslak gözlerle karşılıyordu,
böylece ağlamalarına şahit tutuyordu güneşi,
hem bahane ediyordu,
kolay kolay ağlamaz,
ağlarsa kolay kolay kurumazdı.

kalktı yerinden hışımla,
mutfağa koşarken,
"yetti be!"
diyebildi...
koridordan öteye taşıyamadı bedeni onu..
yığıldı, kaldı...doymamıştı daha..
bekleyebilirdi bir ömür daha!
gelmemişti...

adrenalin
01,07,2004
17;53

3 comments:

crato said...

S3 "yarı" profesyonel bir makine bile değildir bu bir :)
amatör bir makinedir.

S2' nin tek farkı bence siyah olmasıdır, ondan gayri pek bir işe yaramaz. bu iki :)

crato said...

üstteki yoruma ek:
diğer konular hakkında yorum yapmamayı tercih ediyorum, ettim.

Ebda said...

ama crato cum bana satıcı o şekilde söyledi.
ve hala makineyi bekliyorum ühüüü