Wednesday, December 13, 2006

"Gel Yeter"

Denizin sesini duyacağın kadar yakınına yerleştireceksin yatağını ve sabahın o en sessiz serinliğinde açılacak pencereler, denizin kokusu dolacak burnuna ve mis gibi kokan çiçekler,,, rüzgar envai çeşit gürültü getirecek kulaklarına...

Bütün güzellikleri kucaklamak için uyanmak isteyeceksin ve yatağa bağladığın düşlerin bitmediğini bileceksin. Rüzgar sesine inat bir hışırtıyla radyodan "Gel Yeter" (Candan Erçetin) çalacak.

Bütün gittiklerin gelecek aklına ve bütün geri gelenler,,,

İçini huzursuzluk kapladığında uyanacaksın. Rüzgarları tenine öpücükleriyle getirende o, çiçekleri yatağına serende o,,, Göreceksin. Bir gelen olacak ve bir giden. Seyredeceksin.

Giden de o oldu,,, geri gelende o olacak,,,

"O son sözü duymak bile fazla inan
iyi niyet değil şevkat değil nerden bu ilk
kendine iyi bak deme, denmez saçma
kendime bakarım elbet sen hiç korkma,,!"

12,12,06
14;53

Ebda bir Ada

1 comment:

Saudalf the Grey said...

Seni denizin sesini dinlemeye davet ediyorum kanka. Ama bunun dışında başka ne kokan bir çiçek ne de rüzgarın getirdiği gürültü olacak orada. Hatta Candan Erçetin "Gel Yeter" demeyecek. Belki, çok istersen "Yalan" çalabilir arkadan usul usul. Ama sadece bu kadar...