Sunday, August 03, 2014

Geçip gidiyor.

Geçip gidiyor işte ....
Ve ben bu olanlara izin veriyorum.
Geçip gidiyor .
Hızlı.
Bekliyorum sabırsız bir sabırla. 
Bekliyorum adi bir tavırla ...
Karşılamayı.
Sen bana
Geçti bitti dediğinde.
Demeyi;
Geçti ya.
Bitti ya.
.....
......
Ebda
Belo Horizonte - Brasil
02-08-2014  21; 13

Tuesday, January 14, 2014

Tuesday, December 10, 2013

BASTA!

"Solo io posso giudicarmi. Io so il mio passato, io so il motivo delle mie scelte, io so quello che ho dentro… Io so quanto ho sofferto, io so quanto posso essere forte e fragile, io e nessun altro."

OGGI!

"Come hai fatto a tenerti dentro tutto questo Muti? Dove l’hai nascosto Muti?" Parli Muti! Parli con me.
Sollevo le spalle. Non lo so, a volte dentro di te hai più spazio di quello che credi. Più spazio e più forza."

Friday, November 22, 2013

Tuesday, October 29, 2013

90 yasindaki gencecik Cumhuriyet Bayramimiz Kutlu olsun ...

Atam,
Sen dun Cankaya Koskunde  verdigin yemekte “Yarin Cumhuriyeti ilan edecegiz” dediginde ben orda degildim. Seni hic yuzyuze gormedim. Bir kere bile tokalasmadik seninle. Ellerin de kelimelerin kadar sicak midir bilemedim. Seninle yanyana savasmis canim dedemin onurunu hep tasidim. Cunku benim dedem sana yakin silah tutmustu. Bu benim icin nasil bir onurdur... Ben senin evladinim butun TÜRK evlatlari gibi. Ben actigin yolda gosterdigin hedefe hic durmadan yureyecegime and icmis herhangi ama dunyaya bedel bir TÜRK’um. Ben/Biz Nazim Hikmet’in dizelerinde soyledigi gibi ‘Korkumuz yok!’ diye bagiran herhangi ama dunyaya bedel TÜRK’um/leriz. Ben Onuncu Yil Marsinda dedigimiz gibi ‘Tersine donse dunya yolumuzdan donmeyiz’ diyen herhangi ama dunyaya bedel TÜRK’um. Ben ve biz hani senin evlatlarin, biz hani karanligin ustune gunes gibi dogan TÜRK ler butunledik her yonden istiklal kavgasini.

Bugun 90 yasinda olan Cumhuriyetimiz kutlu olsun TÜRK ler. Kutlu olsun kardeslerim. Kutlu olsun gecmisine top atmayan genclik. Kutlu olsun canlarim. 



Bugun, basiniz dim dik gogsunuzu gere

 gere bagirin Yasasin Cumhuriyet ve ne

 mutlu bana ki TÜRK’um.

Wednesday, October 16, 2013

Affetmek

Öyle ya affettim seni. İçin dışın rahat olsun.! Yolun açık olsun.!

Öyle ya sadece kendimi affedemiyorum.!


'Sana affedilmeyecek kadar büyük hata yapan birine akıl sınırlarının bittiği yerden başlayacak ceza vermek istiyorsan bütün samimiyetinle affet. Hissedilen her şeyi arşivleyen kader kendisiyle en iyi biçimde ilgilenecektir.'
~ Şems'i Tebrizi ~

'Bir an bekle, arkana dön ve unuttuklarını anımsa.. Kaybettiysen ara, kırdıysan af dile, kırıldıysan affet; Çünkü hayat çok kısa.'
~ Şems'i Tebrizi ~

'Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle.. 
Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, 
kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup 
yeni bir gül olduğunu hatırla...!'
~Mevlana~

Saturday, October 12, 2013

TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM.

Ne Mutlu Türküm Diyene. Şu ufak dünyanın ufak haline aldanmadan her gittiğim toplumda göğsümü gere gere seve seve anlattım Türk oluşumu. Gittiğim her yerde Türk olduğum için bir cevher gibi karşılandım. Fransızı çalışırken o çılgın hırsıma hayran kaldı. Ona biz ibadet eder gibi çalışırız dediğimde, dengeyi nasıl koruduğumu sordu. Bende biz bir olmayı çocukken öğrendik dedim. Ītalyanı istanbuluma, kapadokyama ve bizim kardeşliğimize hayran olduğunu söylediğinde hemen tarihimizi anlatmaya başladım. Bizim nasıl vatansever oluşumuzu anlamıyor oluşunu bende anlayamadım. Amerikanin bana Atatürkün öldüğü gün de üzülme ben onun ruhunu taşıyorum demesiyle tebessüm ettim. Arjentini bayrağımıza olan hayranlığını anlatırken parmağında taşıdığı yüzüğü göstererek taçlandırdı sohbetimizi. Brezilyanı benim güzel taksimimi pankartlarıyla san paolaya taşırken benim kalbim san paolodan taksim için atıyordu. Çünkü ben içlerindeki Türktüm. Īçlerindeki birlikteliktim. Onların bizim gibi olma isteğiydim. Ne Mutlu Bana evimden uzaklarda göğsümü gere gere söğüt ü, bursa yı, fatihi, kanuniyi, müslümanlığımı, oruç tutmayı ve ATATÜRK Ü anlattım. Onların Türkçe öğrenme isteği beni hep coşturdu. Doğum günlerini Nazım kitaplarıyla süsledim. Çünkü bana o kadar yakışıyor ki TÜRK olmak. O kadar şık bir ruh hali ki Türk olduğumu söylemek. Gururla söylemeye devam edeceğim. Çocuğum, yeğenim, komşumun çocuğu, torunum okulda okumazsa "andımızı" evden çıkarken benimle beraber 3 ihlas bir fatihanın ardından okuyacak "andımızı", tüm çocuklarla servis beklerken okuyacak benim evladım ve bu vatanın bütün evlatları. Herkezin kendi kapısının önünü süpürdüğünde bütün sokağı temizleyebileceğimiz gibi. Her bir atacak hep biz olacak. Hani derler ya eteğim çamurlandı diye eteğimi kesecek değilim. Neyim biliyormusun? TÜRKÜM, DOĞRUYUM, ÇALIŞKANIM.