Friday, January 27, 2006

Etek Sarı Sen Etekten Sarısın

Zaman çok çabuk geçiyor.
Öyle çabuk geçiyorki ne uyuduğumu biliyorum ne uyandığımı. Yediğimi hepten unuttum zaten. Ve dünya gibi benimde başım dönüp dönüp duruyor. Ellerimi bıraktım ve gözlerimi kapattım şu an 24 yaşındayım. Yaşadığımıda unuttum gitti. Zaman böyle hızlı akmaya başladığında hep birşeyler yaklaşmaya başlamıştır insana. Benimde öyle ya birşeyler bana yaklaşıyor yada ben hızla birşeylere yaklaşıyorum. Yazdım ama unuttum gitti. Şu an 24 yaşındayım bir bu kadar daha yaşasam şanlı sayarım kendimi. Beynimi kapattım giti, hiç bir hayalim yok benim. Hiç bir hayalim yok benim. Bütün hedeflerin ortasında duruşuma aldanma ben aldırmıyorum.

Etek sarı sen etekten sarısan sarısan
Etek sarı sen etekten sarısan sarısan
Kurban olam beydağının karısan karısan vayyy
Kurban olam beydağının karısan karısan vayyy
Sordum soruşturdum kimin yarisen yarisen
Sordum sual ettim kimin yarisen yarisen
Ben sormadan dolu gibi döküyi döküyi
Ben sordukça gözlerimden yaş geli le le yaş geli vayy

Bir gömlek diktirdim kolu düğmeli düğmeli
Bir gömlek diktirdim kolu düğmeli düğmeli
Herkez kaderine boyun eğmeli lele eğmeli
Herkez kaderine boyun eğmeli lele eğmeli vayy

Dedi gönül çirkine bel bağlama bağlama
Soyka gönlüm çirkine bel bağlama bağlama
Sevdiğin yar malatyaya deymeli deymeli
Sevdiğin yar argovana deymeli lele deymeli vay
(Arguvan Halk Türküsü)

Gönül Yarası filminde Meltem Cumbul seslendirmişti.

Sunday, January 15, 2006

Yeniliş

Açılmamış bir şarap şişesiydim
Ki öyle kaldım
Acımı köpürtmedim
İçime sağdım
Gözyaşlarımı göstermedim
Ki sildim
Özgürlüğüm beni tutsak düşürdü
Başaramadım

İçimde kara kara bulutlar sallandı
Ki sallandılar
Dışarı yağamadım

Ve yenildim ve sustum.

Edip CANSEVER

Bu gemi ne zamandır burada

Bu gemi ne zamandır burada
Çoktan boşaltmış yükünü
Gece de olmuş, rıhtım da bomboş
Mavi bir suyun düşünü uyutur bir tayfa
Arkada, güvertede
Ah, neresinden baksam sessizlik gene.

Yürürüm usuldan, girerim bir meyhaneye
İçerde üç beş kişi
Yalnızlık üç beş kişi
Bir kadeh rakı söylerim kendime
Bir kadeh rakı daha söylerim kendime
– Söyle be! ne zamandır burda bu gemi
– Denizin değil hüznün üstünde.

Belki yarın gidecek
Bir anı gelecek bir başka anının yerine.

İnsan bazen ağlamaz mı bakıp bakıp kendine.

Edip CANSEVER

Bitti o Sevda

Bitti o sevda kesildi cigliklari martilarin
Su gibi bitti, suya karsit gibi bitti
Itti kiyiyi adina deniz dedigimiz birsey
Unuttuk ikimiz de her turlu yetinmezligi
Kaybetti kumarda gozlerim
Kaybetti kumarda gozleri.

Bir koru ruzgarlandi gogus boslugumuzda sanki
Uzaklasti agaclar birbirlerinden
Yakinlasti agaclar birbirlerine
Yani her soluk alip verisimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekiki gibi kalbim
Isleyip durdu bu yitikligi yeniden.

Ne kaldi
Farkinda misin bilmem
Gunduzler..
Gunduzler biraz azaldi.

Edip CANSEVER

Thursday, December 22, 2005

O Benim Dünyam

Ne zaman güneş açsa o gücüme güç katar
Bir sözüyle bir nefesiyle canıma can katar
Ne zaman şimşek olsa ondan ödüm kopar
Bakışında nazarında o anda kanım donar

O benim dünyam
Onunla nefes alan ve onunla yok olan
Öylesine güçlü öylesine güzel
Öylesine benim olan

O benim dünyam
Onunla sevebilen ve nefret eden
Öylesine güçlü öylesine güzel
Öylesine benim olan

Ne zaman bahar olsa içim içime sığmaz
Bana gülüşü ve beni öpüşü, böyle bir aşk olamaz
Ne zaman fırtınaysa ona karşı durulmaz
Delicesine öfkesinden tozum toprağım kalmaz

Söz : Mehmet Teoman / Müzik : Dean Pitchford
Albüm : Beş yıl önce on yıl sonra - Ajda Pekkan

Wednesday, December 21, 2005

Öylece Beklemişim Geleceksin Diye

Kimsenin farkedemediği bir karanlıkta
Burda hiç bir şey yok diye bağırıldığında
İşte tam orada
Kapkaranlık bekliyorum seni.
Gel işte.
Zamanın ölümünü seyrettim burada
Akrep yelkovanı zehirledi,
Bütün rakamlar kaçtı bir bir..
Puşt düşler sindi yüreğime,
Öleyim diye alevine atladım zehrin

Gel işte.
Hasretin ebeliğini yaptım kaç çocuğu oldu yanlızlığın saymadım
Sen gibi rakamlarda kaçtı evimden zamanlarda....
Gel işte.
Hasretde kör bende.
Ebda - E.M
21.12.05 / 18;47
-----------------------
Beklemek değil mi hayatı uzatan
yada kestirip attıran.
acılara doğru koşan,
yorulan,
duran,
yeniden hızlanan;
bekleyen değil mi,
seveni, sevgiyi, sevilmeyi...

Acı değil mi aşkı uzatan
yada bıçağı saplatan.
ayrılıklara giden,
bitiren,
geri gelen,
ayrılan,
seven değil mi;
aşkı, acıyı, hasreti...

Hayat değil mi hepsini kapsayan
yada dışarda bırakan.
her sabah uyanan,
öğlen bıkan,
akşam demlenen,
geceye acılara ayılan
kim peki?
seni seven, beni seven, onu seven
kim?

ben değilim artık.

albatRoz
24,12,05 / 08;43

*Bunu buraya eklemeseydim haksizlik ederdim, siirlerime yapilan yorumlar ve uyarlamalar her zaman daha teşvik edici olmustur. Teşekkürler.*

Çok Doğru,

Yaşamımızda işlediğimiz hataların çoğu, düşünmemiz gereken yerde hissetmekten, hissetmemiz gereken yerde düşünmekten ileri gelmektedir.
GOETHE

Saturday, December 17, 2005

isterim ki,

ilk gunden baslasak,
ben beceriksizce baglayamasam ayakkabı bağlarımı,
sen görsen ayakkabılarımın o şapşal halini,
eğilsen ayakkabılarımı bağlasan,
her düğümünde bir bana seni bir sana beni bağlasan,,,,,

otobüs durağında senin lacivert montuna sarılsak ve otobüs gelmese,,,

biz hep sarılsak öyle kalsak kapımızı kimse çalmasa, kimse bizi üzmese,,
bu hiç mümkün olmadı-
keşke olsa..

sana taptım ulan ben, sana taptım,,,

Monday, December 12, 2005

Yapmaaaa,

Güzel bir rüya, çok rahat bir doğum. Merdivenlerin son basamağına gelmişken doğuru verdim bir erkek çocuğu.;)

İnsan bazen değerlerini yitirir demi,? Kendine sunduğum değerleride yitirebilir değil mi,?
-Evet

Mutluluk sadece bir insan eli. (karşılıksız uzanan)
İnsanın düne bakarak mutlu yada mutsuz olması doğrumu,? (bunun devamı gelmez bu yanlış)

Ellerin boşşa mutsuzsundur yada güçlü durmaya çalışıyorsundur.

Bir kere çabaharcandımı kelimelerin anlaşılmak için be insanoğlu. Bir kere de deli saçması denmeden okundumu, dinlendinmi,,,,
Senin psikolojik bir manyak olduğunu düşünmekten öteye geçebildimi yanıbaşındakiler,,,

Bir kere de senin gibi duygusal düşünebildimi kimseler.

Elleri uzakta kimseler.
Üşümek işte böyle birşey.