Aldığım en güzel hediyeydi,
Bu gece koklayıp,
yüzümü sürdüğüm.
Güzel saçların ellerimdeydi,
Uyurken.
Monday, May 09, 2005
Friday, May 06, 2005
Sevgiliye,,,
-----------
seni sabahın 8 inde sevdim
elimde bir sigara
sigara içtiğime hiç bu kadar sevinmemiştim
tembel olduğumdan o fabrikaya geldim
o perdelerin ardında gördüm güneşimi
tembel olduğuma hiç bu kadar sevinmemiştim
100 kontör beni 3 ay idare ederdi
10 günde 250 kontor yedim
kontörümün bittiğine hiç bu kadar sevinmemiştim
sabah beni uyandıranın sülalesine söverdim
bir sabah telefonum çaldı sabahın 8 iydi yine
sabahleyin uyandırıldığıma hiç bu kadar sevinmemiştim
benim ömrüm gülmekle geçti
hep esprilerimi kendim için yapardım başkası için diil
başka birinin gülmesine hiç bu kadar sevinmemiştim
yıllarca insanları umursamadan yaşadım
insanlar genelde beni severdi
ama birinin beni sevmesine hiç bu kadar sevinmemiştim
ben hayatım boyunca hiç bu kadar sevinmemiştim
Ama ötesi
ben pek üzülmem herşeyin Allahtan geldiğine inanırım vardır bir hayır derim
ömrümde ilk defa bir nefese ihtiyaç duydum bir gece yarısı
ilk defa ömrümde birinden yardım istedim
istediğim titreyen ellerimi normale döndürmek diildi
onu görmem için nefes almam gerekiyordu ve ben orda nefes alamıyordum
nefesim olmasını istedim bir gece yarısı
o yanımda diildi
üzüldüm ve ben ömrümde hiç bu kadar üzülmemiştim
Ama daha ötesi
benim ağzımdan çıkan her lafın her zaman arkasında durdum
ama benim bakmaya kıyamadığım
bir gözümden ötekine sakındığım
o ağızdan çıkan laflardan kırıldı
kurduğum cümlelerin ne önemi kaldı
hangi cümle onun orda kırıldığı incindiği gerçeğini değiştirir ki
hiç biri
ve ben yine üzüldüm
Aşk acıdır dedikleri bumuydu
yoksa daha hiçbirşey görmedim mi?
söz bahanedir
bir insanı diğerine yaklaştıran şey söz değil
belkide ikisindede bulunan ruhi birliktelikteden bir parçadır
sözlerimi ağzımdan diil kalbimden dinleyin
aynı şeylerimi anlıyacaksınız
Ama dahada ötesi
acı veya tatlı
huzur istiyorum mutlu olmak mutlu etmek
kavga gürültü değil
benimle omuz omuza yürüyecek bir dayanak istiyorum
dayanacak hiç bir yerim kalmadı
büyüdük çünkü
insanları tanıdık
ben şanslıydım çünkü hep kendim ayakta kalmaya çalıştım
ve hep kaldım
ama artık ulaşacağım yerlerin neye yarayacağını göremez oldum
okuduğum okul
kazandığım para
oturduğum ev
bindiğim araba
sonsuz özgürlük
geldiğim mevki
70 yaşında bir evde bir başına otururken
tüm bunların hesabını yapmak istemiyorum
Ama en ötesi
Seviyorum Seni
bunun ötesi yok
----------
Wednesday, May 04, 2005
Sevgiyle,,,
Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin
Tekkede , manastırda eremezsin
Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
Cennetin cehennemin üstündesin
Bir sır daha var , çözdüklerimden başka
Bir ışık daha var , bu ışıklardan başka
Hiç bir yaptığınla yetinme , geç öteye !
Bir şey daha var , bütün yaptıklarından başka
ÖMER HAYYAM
Tekkede , manastırda eremezsin
Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada
Cennetin cehennemin üstündesin
Bir sır daha var , çözdüklerimden başka
Bir ışık daha var , bu ışıklardan başka
Hiç bir yaptığınla yetinme , geç öteye !
Bir şey daha var , bütün yaptıklarından başka
ÖMER HAYYAM
Friday, April 29, 2005
Masal
- Bana bu gece masal anlatsana,?
- Bir prenses varmış bu prenses çok güzelmiş, çok tatlıymış. Güldüğü zaman böyle acayipşeker bir şey oluyormuş. Sonra bir gün bir adam sarayın kapısına gelmiş demiş ki; prenses prenses açsanda şu kapıyı soluklansam şurda iki dakika.
- Prenses ne yapmış,?
- Sonra adam girmiş içeri. Prenses sormuş nerden gelip nereye gidiyorsun. Adamda nerden geldiğimi bilmiyorum, nereye gideceğimi hiç bilmiyorum.
- Prenses ne demiş,?
- Ben burda çok yanlızım, benimle kalırmısın demiş. Adam kalmam demiş.
- Prenses ne demiş,?
- Burası çok kirli bak her yer örümcek bağlı, bunlar benide senide ısırır ama istersen benimle gel bir dere kenarı bulalım bir şato yerine bir evde oturalım bahçe yaparız önüne ağaç dikeriz demiş, çitleri olur hiç bir şey gelemez demiş.
- Prenses ne demiş,?
- Prenses ne demiş,?
- Prenses örümcekleri iyi sanırmış ama ağ kurup hayat kurtaran örümcek sokup canda alırmış. Nasıl ki bir insan Peygamber huylu olurken öbürü şeytan huylu olabileceği gibi.
- Yanlızlık demiş adam, aslında yanlız olmak istiyormuş ve sormuş prensese; benim yanlızım olurmusun,? demiş. Ve beni yanlızlığına beni eklermisin demiş.
- Prenses ne demiş, prenses söyler ama adamın o günden sonra yanlızlığı prenses olmuş.
- Prenses ne yapmış,?
- Prenses gitmiş yolcuyla beraber, yolcunun yoluna katmış kalbini ama yolcu onu hiç ezmemiş. Örüncek ağından giydiği hırkayı çıkartmamış yolcu ona nasıl giymesi gerektiğini öğretmiş. Kabullenmiş sevmiş. Bir çınar usulluğunda kök sala sala toprağa göğe yükselmiş severken yolcuyu prenses. Prenses Yolcuyu Hep sevecekmiş.
- Bir prenses varmış bu prenses çok güzelmiş, çok tatlıymış. Güldüğü zaman böyle acayipşeker bir şey oluyormuş. Sonra bir gün bir adam sarayın kapısına gelmiş demiş ki; prenses prenses açsanda şu kapıyı soluklansam şurda iki dakika.
- Prenses ne yapmış,?
- Sonra adam girmiş içeri. Prenses sormuş nerden gelip nereye gidiyorsun. Adamda nerden geldiğimi bilmiyorum, nereye gideceğimi hiç bilmiyorum.
- Prenses ne demiş,?
- Ben burda çok yanlızım, benimle kalırmısın demiş. Adam kalmam demiş.
- Prenses ne demiş,?
- Burası çok kirli bak her yer örümcek bağlı, bunlar benide senide ısırır ama istersen benimle gel bir dere kenarı bulalım bir şato yerine bir evde oturalım bahçe yaparız önüne ağaç dikeriz demiş, çitleri olur hiç bir şey gelemez demiş.
- Prenses ne demiş,?
- Prenses ne demiş,?
- Prenses örümcekleri iyi sanırmış ama ağ kurup hayat kurtaran örümcek sokup canda alırmış. Nasıl ki bir insan Peygamber huylu olurken öbürü şeytan huylu olabileceği gibi.
- Yanlızlık demiş adam, aslında yanlız olmak istiyormuş ve sormuş prensese; benim yanlızım olurmusun,? demiş. Ve beni yanlızlığına beni eklermisin demiş.
- Prenses ne demiş, prenses söyler ama adamın o günden sonra yanlızlığı prenses olmuş.
- Prenses ne yapmış,?
- Prenses gitmiş yolcuyla beraber, yolcunun yoluna katmış kalbini ama yolcu onu hiç ezmemiş. Örüncek ağından giydiği hırkayı çıkartmamış yolcu ona nasıl giymesi gerektiğini öğretmiş. Kabullenmiş sevmiş. Bir çınar usulluğunda kök sala sala toprağa göğe yükselmiş severken yolcuyu prenses. Prenses Yolcuyu Hep sevecekmiş.
Thursday, April 21, 2005
Şimdi
Şimdi
Sana
.Suskunluğumu bıraktım; dinle
.Derli toplu yüreğimi dağıttın; seyret
.İki elin kanda kalmış; ağla
Yaşadıklarımızı yazmadım hiç; ama sen,
....................Unutamıyacaksın biliyorum..!
Şimdi
Ben
.Ömrümün son günü gelmiş; dinliyorum
.Sevgi kırıntılarım bile toplanmış; seyrediyorum
.Kalbim ellerinin arasında; ağlıyorum
Yaşadığımızı yazdım şimdi; ve ben
....................Unutmıyacağım biliyorum..!
21,04,05 / 16;15
Sana
.Suskunluğumu bıraktım; dinle
.Derli toplu yüreğimi dağıttın; seyret
.İki elin kanda kalmış; ağla
Yaşadıklarımızı yazmadım hiç; ama sen,
....................Unutamıyacaksın biliyorum..!
Şimdi
Ben
.Ömrümün son günü gelmiş; dinliyorum
.Sevgi kırıntılarım bile toplanmış; seyrediyorum
.Kalbim ellerinin arasında; ağlıyorum
Yaşadığımızı yazdım şimdi; ve ben
....................Unutmıyacağım biliyorum..!
21,04,05 / 16;15
Wednesday, April 20, 2005
Bende Kal
Bir tohum verdin
çiçeğini al
Bir çekirdek verdin
Ağacını al
Bir dal verdin
Ormanını al
Dünyamı verdim sana
Bende kal
(Aziz Nesin)
çiçeğini al
Bir çekirdek verdin
Ağacını al
Bir dal verdin
Ormanını al
Dünyamı verdim sana
Bende kal
(Aziz Nesin)
Monday, April 18, 2005
Bir Rüyaydı,
06;30 telefonum caliyor duyuyorum. Ama rüyadayım onunda farkındayım. Rüya ile gerçek arasında kalmışım uyanmalımıyım devammı etmeliyim onun sersemliğiyle (bu hali çok sever çok da nefret ederim) telefonu kapatmişim. Taki diğer telefonumun çalmasıyla 06;35 gene açamıyorum gözlerimi. Gün bu günün sabahın körü. Zil çalıyor zil çalıyor, uyanamıyorum ama rüyamda kalkıp kapıyı açıyorum. ;) Elinde papatyalarla adam karşımda. Papatyayımı daha çok seviyorum senimi daha çok seviyordum acaba,? Hanginiz daha tatlısınız,? Diye aklımdan geçiriyorken; papatyalara saldırıp boynuna atlıyorum ;) Hep yaptığım gibi...
O kadar gerçek bir rüyaydı ki, bahar kokuyor papatyalar ve Oda senin kokunla esip geçiyor.
07:00 telefonlar iptal. Bu sefer cidden kapı zili çalıyor, irkildim acaba dedim. Ranzadan aşağı merdiven kullanmadan öyle bir hopladımki tahtalar zangırdadı. Hemen kapıyı otomatiğine bastım, tahta kapıyı açtım uzun holde ilerledim. demir kapıya doğru... dışarıda bir gölge bile yok. Kafamı dışarı çıkarttım, sağa-sola bakıyorum gelmiş ve gitmiş hiç kimse yok. Peki zil,? Zile kim bastı...
;)
Velhasıl bin kelam. Bugün bir demet papatya aldım, ve beni mis kokusuyla uyandırdı. Rüya yada gerçek ne fark eder. Bundan daha fazla mutlu olamam ki..
;)
O kadar gerçek bir rüyaydı ki, bahar kokuyor papatyalar ve Oda senin kokunla esip geçiyor.
07:00 telefonlar iptal. Bu sefer cidden kapı zili çalıyor, irkildim acaba dedim. Ranzadan aşağı merdiven kullanmadan öyle bir hopladımki tahtalar zangırdadı. Hemen kapıyı otomatiğine bastım, tahta kapıyı açtım uzun holde ilerledim. demir kapıya doğru... dışarıda bir gölge bile yok. Kafamı dışarı çıkarttım, sağa-sola bakıyorum gelmiş ve gitmiş hiç kimse yok. Peki zil,? Zile kim bastı...
;)
Velhasıl bin kelam. Bugün bir demet papatya aldım, ve beni mis kokusuyla uyandırdı. Rüya yada gerçek ne fark eder. Bundan daha fazla mutlu olamam ki..
;)
Friday, April 15, 2005
Serserinim
Serserinim gün aksam bilmem, kalbinden baska yer mekan bilmem
Kandil olmus tutusmus kül duman bilmem
Güzel gözlerinin meyhanesinde
Evvel zaman içindeymisiz, dünya alem disindaymisiz
Her dem senin askindaymisiz
Güzel gözlerinin meyhanesinde
Bir bilsem ki ne hallerdeyim, kaybolmusum nerelerdeyim
Bir gün dudakta, bir gün tendeyim
Güzel gözlerinin meyhanesinde
(Fikret Kızılok)
Kandil olmus tutusmus kül duman bilmem
Güzel gözlerinin meyhanesinde
Evvel zaman içindeymisiz, dünya alem disindaymisiz
Her dem senin askindaymisiz
Güzel gözlerinin meyhanesinde
Bir bilsem ki ne hallerdeyim, kaybolmusum nerelerdeyim
Bir gün dudakta, bir gün tendeyim
Güzel gözlerinin meyhanesinde
(Fikret Kızılok)
Wednesday, April 13, 2005
Kal Yanımda
Her gün sabahtan akşama
Saatinle başbaşa
Kalmadı takvimde tek bir sayfa
Kuruyup solma aynaya baka baka
Ne söyleyeceksen söyle sen dobra dobra
Biliyorum yalnızsın sabahtan akşama
Söylemek istiyorsun bir şeyler bana
Ya da vurmak yüzümün ortasına
Ne yapacaksan yap artık hadi durma
Hadi durma
Hadi durma
Hadi vur
Hadi vur bana
Sanki bir şeyler var arkanda
Anlatmaya korkuyorsun bana
Hadi durma hadi vur bana
Bırak onları kal yanımda
(Manga)
Saatinle başbaşa
Kalmadı takvimde tek bir sayfa
Kuruyup solma aynaya baka baka
Ne söyleyeceksen söyle sen dobra dobra
Biliyorum yalnızsın sabahtan akşama
Söylemek istiyorsun bir şeyler bana
Ya da vurmak yüzümün ortasına
Ne yapacaksan yap artık hadi durma
Hadi durma
Hadi durma
Hadi vur
Hadi vur bana
Sanki bir şeyler var arkanda
Anlatmaya korkuyorsun bana
Hadi durma hadi vur bana
Bırak onları kal yanımda
(Manga)
Subscribe to:
Posts (Atom)